Vokal EQ ve Kompresör Temelleri ile Uygulamaları
Temiz ve profesyonel bir vokal mixi yapmak istiyorsanız hem bilinçli bir ekolayzır hem de dinamik kontrol süreçlerinden geçmeniz gerekiyor.
Bu süreçleri anlamak için temel ilkeler, frekans analizleri ve kompresör tekniklerine değinelim.
Temel Vokal Mix Felsefesi ve Teknikleri
Belki blog yazılarında da video’larda da tekrarladığımız bir bilgi olabilir. Ama yine de altını çizmek lazım. Mix sürecinde kötü kayıtları düzeltmeniz çok da mümkün değil ve aslında beklenen de bir şey değil. Hem profesyonel uygun cihazlarla hem de uygun akustik koşullarda alınan bir vokal kaydı üzerine mix çalışması yapılır ideal olarak.
Gerekli işlemleri uygulamak ne kadar iyi sonuçlara ulaşmanıza yarıyorsa fazla işlem uygulamak da zarar verebilir.
Bir yandan da gereksiz processing uygulamanız gereksiz olabilir.
Kayıtlarınızdaki vokallerin sesi 100 Hz ile 20 kHz arasında geniş bir frekans spektrumuna yayılıyor. Yani insan sesi üzerinden bu yorumu genelleyebiliyoruz aslında. Frekans bantları üzerinde sürekli dar kesintiler ya da boost’lar yaparsanız eğer vokalinizin doğal tınısını hem bozmuş olursunuz hem de yapay bir ses üretmiş olursunuz.
Görsel analiz etmenize yarayan araçlar çok kullanışlı olsa da, onlar olmadan da vokali dinleyip önyargılardan biraz arınarak ilerleyebilirsiniz. Mix kararlarınızı daha kritik dinleme yaptığınız anlarda almanıza yol açabilir.
Ana enstrüman olarak vokalin görüldüğü tarzlara göre değerlendirme yapabilirsiniz. Pop, rock, indie, rap ve folk gibi tarzlarda mesela ana enstrüman olarak vokal görülüyor.
Böyle olunca vokali arka plandaki enstrümanlara uydurmanız gerekmiyor. Akustik gitar gibi diğer enstrümanlarda ekolayzer kullanırken vokale yer açmayı unutmayın.
FabFilter Pro-Q ile Vokal EQ Uygulamaları ve Frekans Biçimlendirme
FabFilter Pro-Q gibi plugin’lerden yararlanarak vokale eq uygulama işlemini adım adım frekans bölgelerine göre gerçekleştirebilirsiniz.
Detaylı bir şekilde bu uygulamalara bakalım.
Low-Cut / High-Pass Filtering (Sub–100 Hz / 200 Hz)
Kadın vokaller için aranjmanın durumuna bağlı olarak değişecek şekilde low-cut frekansını 200 Hz seviyelerine kadar çıkarabilirsiniz.
Erkek vokaller için 100 civarında bir low-cut uygularsanız mikrofon standı gürültülerini de patlayan sesleri de engelleyebilirsiniz.
Genre bağlamında değerlendirildiğinde ise akustik parçalarda doğal low-end sıcaklığını korumanın önemini unutmayın. Trap ya da yoğun enstrümanlı mikslerde hem bas hem de davula yer açmak isteyebilirsiniz. Bunun için ise daha yüksek low-cut kesintileri yapmak mümkün.
100 Hz – 300 Hz (Vocal Body & Weight)
Bu frekanslarda vokalin temel dolgunluğu ile daha yoğun tınısı yer alıyor. Aşırı boost ederseniz çamurlaşma ihtimali var. Eğer aşırı cut (kesinti) uygularsanız da vokal cılızlaşabilir.
Bu nedenle bu aralıktaki birikmeyi vokali de zayıflatmadan kontrol edebileceğiniz bir yöntem var. Dinamik EQ kullanabilirsiniz.
400 Hz – 700 Hz (Fundamental Harmonics)
Doğal gövde, sıcaklık ile vokale netlik kazandıran temel harmonikler bu aralıkta yer alıyor.
700 Hz – 1.3 kHz (Nasal Region)
Bu aralıklarda kutu gibi ya da genizden gelen rezonanslar yoğunlaşıyor. Geniz tınısını istemiyorsanız ve yok etmek istiyorsanız 1.2 kHz civarında dar bantlı attenuation işinize yarayabilir.
1.6 kHz – 4.5 kHz (Presence & Intelligibility)
Kulağımız bu frekans aralığına karşı özellikle çok hassas. 1.6 kHz – 1.7 kHz frekans aralıkları civarında yeteri kadar bir boost yapıldığında vokal miksin ön planına taşınabilir.
Yine de sert ya da kulak tırmalayıcı rezonansları daha dar cut’larla kontrol ederseniz daha iyi bir sonuç olur. 3.4 kHz civarını mesela kontrol edebilirsiniz.
5 kHz ve Üstü (Air, Brightness & Sibilance)
Sibilans derken S, Ç, T seslerinden bahsediyoruz. Bu sesler ve üst frekans parlaklığı sibilansta bulunuyor. Üst frekansları boost etmeden önce de-esser kullanımıyla öncelikle sertliği önleyebilirsiniz.
8.5 kHz ile 11 kHz arasında bir artış gerçekleştirmeniz vokalin sertleşmesini ya da zayıflamasını da engelleyerek gerekecek kadar bir üst frekans parlaklığı kazanmanıza yardımcı olur.
Vokalde Compresör Uygulamaları, Dinamik Kontrol ve Ses Karakteri
Vokalde compresör işlemleri iki amaca hizmet ediyor. Vokali şarkı boyunca sabit bir ses seviyesinde miksin en üstünde tutmak ve dinamik pikleri dizginlemek amacıyla vokalde kompresyon kullanabilirsiniz.
Oda Akustiği ve Ön Otomasyon (Room Noise & Pre-Automation)
Kompresörlerle yüksek sesleri kısarken düşük sesleri de yukarıya çekiyorsunuz. Akustiği kötü oda kayıtlarında aşırı kompresör uygularsanız, istemeyeceğiniz oda yansımaları da öne çıkıyor.
Kompresör kullanmadan önce vokallerinizin seviyesini otomasyonla ya da plugin’ler yardımıyla sabitleyebilirsiniz. Bu tarz önlemler kompresörün aşırı yüklenmesini engelleyebilir.
İki Aşamalı Kompresör Stratejisi (Dual-Stage Compression Strategy)
İki farklı kompresörü art arda bağladığınızda daha pürüzsüz ve doğal bir vokale ulaşabilirsiniz.
FabFilter Pro C 3 gibi hızlı peak kompresörlerinde hızlı transient pikleri yakalayıp dinamik sıçramalarını kontrol altında tutabilirsiniz.
Atak süresini 1-5 ms hızında ayarladığınızda vokal netliğini ve transient karakterini koruyabilirsiniz.
Release ise 100 ms civarında tuttuğunuz zaman distortion oluşumunun önüne geçebilirsiniz.
Ratio’yu ise 3:1 ile 3:1 arasında tutabilirsiniz.
Target Gain Reduction’u 4-7 dB hedefleyip Auto-Gain’i kapatabilirsiniz. Makeup gain’i bu durumda manuel olarak kulakla duyarak ayarlamayı deneyin.
Teletronix LA-2A gibi kompresörlerle de analog sıcaklık, karakter ve pürüzsüz bir seviye dengesini sese katabilirsiniz.
Target Gain Reduction’u 1-3 dB arasında tutabilirsiniz.

