Şarkınızın Miksinde Yaptığınız 14 Ekolayzer (EQ) Hatası
Müzikte miks yaparken ilk akla gelenlerden biri frekansları düzenlemenize yarayan ekolayzer (EQ) kullanımı.
Miks sürecinde ekolayzır kullanırken nelerden kaçınmalısınız ve ne tür ipuçlarından yararlanabilirsiniz?
Mixte Ekolayzır Kullanırken Hangi Hatalardan Kaçınmalısınız?
Müzik prodüksiyonunda mastering’den önce gelen ve kritik bir öneme sahip miks aşamasında EQ kullanımına odaklandığımız bu makalede 14 maddeyle ekolayzır hatalarını ve nasıl çözümler üretebileceğinizi anlatıyoruz.
1. Ekolayzır (EQ) Türlerinin Farkında Olmama
Farklı türlerde ekolayzırları (EQ) farklı işlemler için kullanmak miksinizde de daha iyi sonuçlara ulaşmanıza yardımcı olacak.
Önce teknik seçenekleri anlamaya çalışın. Böylece EQ’dan gelebilecek hem düzeltici hem de yaratıcı özellikleri daha iyi anlayıp daha başarılı bir şekilde uygulama fırsatınız olabilir.
Bazı EQ türlerinde bas hattı ya da davul bus’ı güçlendirebilir ya da vokali yumuşatabilirsiniz. Bazılarında ise daha hızlı ve etkili dönüşler görülebilir.
Ekolayzır türlerine dair daha fazla bilgi için detaylı ekolayzer rehberimizi inceleyebilirsiniz.
2. Düzeltilmeyen Sesleri EQ ile Dönüştürmeye Çalışma
Düzeltilemeyen sesleri EQ ile dönüştürmeyi denemek yerine ses kaydını tekrarlamak daha doğru olabilir.
Bazen miks mühendisine gelen ses kaydında ne denenirse denensin düzelemeyen yerler olabilir. Aşırı tiz vokaller, tiz snare davullar, garip rezonanslı piyanolar gibi çeşitli durumlarla karşılaşmak mümkün.
İyi bir EQ plugin’i ile gerçekten dönüştürücü sonuçlara da ulaşabilirsiniz. Ama bu yine de bir sihir gibi olmayacağı için sınırları olan bir dönüşüm kapasitesine sahip. Bu nedenle enstrüman veya vokal kaydı üzerinde oynanamayacak kadar kötü kaydedildiği zaman bu bozuk versiyonu kurtarmaya çalışmak gereksiz bir vakit kaybı olabilir. Bunun yerine yeniden kaydedilmesi daha doğru bir yöntem olabilir.
3. Her Enstrümana Kesinlikle EQ Uygulama
EQ uygulamak miksteki her enstrüman için geçerli bir eylem olmak zorunda değil.
Bazen EQ uygulamak yerine bazı enstrümanlar için mikste sese ekolayzır uygulamayı gerekli bulmayabilirsiniz. Ve bu çok daha iyi bir tercih de olabilir.,
Parçanın diğer sinyallerle uyumlu olması ve benzer frekans aralıklarında sinyallerle çakışmayı engellemek için belli bir derecede spektral ayarlama gereği görebilirsiniz. Fakat bu noktada parça doğru duyuluyorsa ve EQ ihtiyacı olduğunu düşünmüyorsanız olduğu gibi bırakmak daha iyi sonuçlar doğurabilir.
Parçayı mikslemeye devam ettiğinizde başka eylemler gerçekleştirdiğiniz zaman tekrar dönüp dinlediğinizde EQ ihtiyacını yine değerlendirebilirsiniz. Ancak burada EQ ihtiyacı var mı yok mu diye daha objektif bir yaklaşımla ilerleyip sırf olsun diye eklememiş olursunuz.
4. Yalnızca Solo Çalışarak Solo Modunda EQ Ayarı Yapma
Solo olarak çalıştığınız sesi izole dinlemek ve solo modunda EQ ayarı yapmak tahmin ettiğiniz kadar doğru bir seçim olmayabilir.
Miks aslında parçaların toplamından oluşuyor. Şarkı mixleme sürecinde bileşen kanalları birbiriyle çakıştığında, etkileşime girdiğinde ve birbirini maskeleyip güçlendirdiğinde frekans profillerinin de önemli ölçüde değiştiğini söylemek mümkün. Bu nedenle solo modundayken EQ ayarı yapmanız çok da anlamlı olmayacaktır.
Solo çalışmak için S düğmesine basmak yerine EQ plugin’inin bypass işlevinden yararlanabilirsiniz. Böylece miks içinde işlenmiş ve işlenmemiş sesleri karşılaştırıp ekolayzırı da yerinde uygulamış olursunuz.
5. High-Pass Filtresini Her Kanala Uygulama
Her kanala high-pass filtresi uygulamaktan kaçınmanız daha iyi bir yaklaşım olabilir.
Bas hatları genelde süper düşük frekanslarla tanımlanabildiği için ses seviyelerini kontrol altına almanız gerekebilir. Bu durumda frekansları tamamen kesmek zorunda değilsiniz. Bunun yerine raf filtreleriyle azaltın ya da sidechain kompresyonuyla kick davuluna göre azlatmayı deneyebilirsiniz.
Vokaller ve diğer yüksek frekanslı enstrümanlar için durumları kendi ses profili ve genel miksi de göz önünde bulundurarak değerlendirmeniz ve yalnızca gerekli göründüğünde high-pass filtresi gibi filtreleri uygulamanız daha dengeli bir sonuca ulaştırabilir.
6. Yüksek Frekansı Fazla Ön Plana Çıkarma
Yüksek frekanslı raf EQ’su profesyonel bir mikste parlaklık ve kaliteli tını getirse de yüksek frekansı fazla ön plana çıkarmamaya çalışın.
Yüksek frekans güçlendirmeleri uygulamak heyecan verici bir uygulama olabilir. Bu sırada kendinizi çok kaptırıp her uygun sinyali shelving yaptığınız senaryoda hızla yorucu hale gelen bir parçanız olma olasılığı oldukça yüksek.
Bu durumla karşı karşıya kalmamak adına EQ tepki eğrilerini genel olarak yüksek orta frekansların üzerinde tutmayı deneyebilirsiniz. Sadece vokal ya da synth gibi önemli birkaç öğede yüksek frekansları hafifçe yükseltmek de bir seçenek olabilir.
Miks yaparken biraz ara verip tekrar dinleme yaptığınızda aşırı uygulamalardan da daha kolay kaçabilecek bir objektif duyum yakalayabilirsiniz.
7. EQ Yaparken Orta Frekans Aralığını Atlama
Orta frekans aralığını atlamadan EQ ayarlarını yapmak mikslerinizi daha net duymanıza yarayabilir.
Miks yaparken daha çok frekans spektrumunda yüksek ve düşük uçlara daha fazla odaklanıyor olabilirsiniz. Orta frekans aralığı bu durumda göz ardı edilebiliyor veya tamamen atlanabiliyor. Enstrüman seslerinin büyük bir kısmının temel frekansları 500 Hz ile 2 kHz arasında bir yerde olduğu için bu göz ardı edilen orta frekanslar bir sorun yaratıyor.
EQ ayarlarında orta frekanslara da dikkat etmek gerekiyor. Kulaklarımız da bu orta aralığa çok duyarlı. Küçük ayarlamalar yaptığınızda dahi tüm miksin sesine bir katkıda bulunabilirsiniz. Bu sayede miksiniz de daha net, müzikal olarak daha gelişmiş ve spektral olarak tutarlı duyulabilir.
8. Referans Parça Olmadan Çalışma
Referans parça kullanmadan mix sürecini tamamlamak en sonda tekrardan başlamanıza sebep olabilir.
Bir miks üzerinde saatlerce hatta günlerce çalışma ihtimaliniz var.
Mikslerken hatta tamamladığınızda duyumdan hoşlansanız da bir albümdeki diğer parçalarla tutarlı duyamadığınızı ya da tam olarak tarzı yansıtamadığınızı sonradan fark edebilirsiniz. Bu nedenle mikse başlamadan önce referans kullanımı frekanslar bazında EQ uygularken vereceğiniz kararları da daha tutarlı almanıza yol açabilir.
9. Aşırı Frekans Kesme
Çok fazla frekans kesmek fazla maskeleme yapmanıza ve daha kapalı bir ton duyulmasına yol açabilir.
Çoğu enstrüman 200 Hz ile 400 Hz arasında enerji barındırıyor. Bu sebeple bu aralıkta yoğun bir maskeleme de meydana geliyor. Böylece netlik kayboluyor ve düşük-orta frekanslarda birikime ve bulanıklığa yol açabiliyor.
Frekans spektrumunda 400 Hz ile 600 Hz aralığına çıkıldığında ise sesler kağıt gibi bir tona bürünmeye başlayabiliyor. Bu frekansları kesmek bu noktada mantıklı olabilir. Genelde tercih edilen bir yöntem. Ancak bazen bu frekansları her parçada çok fazla kesme ve EQ uygulamak çok ince ya da aşırı parlak bir miksle sonuçlanabilir. Bu nedenle parçaya göre bağlam dahilinde dinleyip karar vermek daha sağlıklı bir çözüm olur.
Belki ideal olmayan bir ortamda da miks yapıyor olabilirsiniz. Eğer dinleyebileceğiniz iyi bir stüdyo kulaklığınız yoksa, ortam uygun değilse 200 ile 500 Hz aralığında çok fazla frekans birikimi ortaya çıkabilir. Bu nedenle bu senaryoda bu frekansları kesmek yerine dinleme yöntemini değiştirip karar vermeniz gerekebilir.
10. Yeteri Kadar Frekans Kesmeden EQ Uygulama
Yeterince frekansı kesmeden EQ uygulamak da örneğin düşük-orta frekanslarda çok fazla bulanık, donuk gibi yayına uygun olmayan seslerin oluşmasına yol açabilir.
Düşük-orta frekansları temizlenmemiş bir parçayı daha iyi mikslenmiş bir parçayla karşılaştırırsanız düşük-orta frekanslardaki fazladan ağırlığı fark edebilirsiniz. Eğer enstrümanlar arasında düşük-orta frekansları iyi bir şekilde bölmezseniz de geçici (transient) seslerin hassasiyetini ya da harmonik arka plan seslerinin gücünü azaltma ihtimali de var. Ayrıca vokallerde de belirsizlikler ortaya çıkabilir.
Bu durumu aslında mastering mühendisi de çözebilir. Yine de bu en iyi seçenek değil. Daha iyi monitörlerle, kulaklıklarla ya da daha doğru akustiği olan düzenlemeler ve referans mikslerle çalıştığınız zaman daha temelde bu soruna çözüm üretebilirsiniz.
11. Çok Fazla Resonantlı EQ’nun Tek bir Parçada Uygulanması
Çok fazla resonantlı EQ’yu tek bir parçada uygulamak yerine farklı bir yol seçebilirsiniz.
Mesela hoşunuza gitmeyen bir trampet rezonansını duyduğunuzda onu kesmeye karar verebilirsiniz. Ardından farklı bir tane daha duyuyor ve kesiyor olabilirsiniz. Bu böyle devam ederse trampeti biraz fazla cansızlaştırabilirsiniz. Bu yüzden ilk uyguladığınız kesintide biraz zaman verip bekleyip bir süre sonra tekrar dinleyip yeniden bir kesinti uygulamanız gerekip gerekmediğini değerlendirebilirsiniz.
Mikste hep biraz kulağınızı dinlendirip karar vermek işinize yarayacak bir yöntem. EQ uygularken de aynı şekilde. Daha objektif duymak için bazen art arda eylemlerdense biraz zaman verip dinlenmeniz gerekebilir.
12. Dinamik EQ ile Statik EQ Amaçlarını Karıştırma
Dinamik EQ daha iyi bir seçim olabilecekken statik EQ kullanmak gereksiz yere daha dar bir frekans aralığını sıkıştırmanıza sebep olabilir.
Dinamik EQ bazı açılardan çok bantlı sıkıştırmaya benzetilebilir. Çok bantlı sıkıştırmanın kullanışlı olduğudurumlar düşük, orta ya da yüksek frekanslar gibi geniş bir frekans aralığını kontrol etmek olabilir. Dinamik EQ daha hassas bir işlem olduğu için daha dar ve belirli frekans aralığını sıkıştırmak için kullanımı daha yararlı sonuçlar doğurur.
Yani diğer bantları da bozmadan belirli frekans aralığını Dinamik EQ ile seçebilirsiniz ve bunları da istediğiniz şekilde işleyebilirsiniz.
13. Reverb gibi Efektleri EQ Dışında Tutma
Reverb efektine EQ uygulamazsanız miksinizi bulanıklaştırma ihtimali oluşabilir.
Birçok ses mühendisi tarafından atlanabilecek bir şey özellikle reverb gibi zaman tabanlı efektlerde EQ kullanılmaması. Potansiyel miksinizi reverb efektinin boğmaması için EQ kullanmalısınız.
Bunu da şu şekilde test edebilirsiniz. Diğer yerlerdeki frekanslarla oynadıysanız zaten miks bir noktada ilerliyordur Reverb efektini sessize alıp dinleyin. Eğer miksiniz temiz ve net duyuluyorsa ve reverb efektini açınca bu bozuluyorsa sorunu buldunuz demektir. Reverb efektini de bir enstrüman gibi miksin büyük bir parçası olarak görün.
Bu nedenle düşük frekansları azaltarak bulanıklığı giderip ıslık seslerini yumuşatmak amacıyla da yüksek frekansları kesmek miksiniz için faydalı bir adım atmanıza yardımcı olur.
14. Ön Ayarlara Aşırı Bağlılık Gösterme
Ön ayarlara fazla bağlılıkla ilerlerseniz parçanın kendine has özelliklerini göz ardı etme ihtimaliniz olabilir.
EQ ayarları tüm şarkılar için evrensel ve ezberden ayarlar değil. Belirli enstrümanlar için hazır frekans eğrilerini öğrenebilir çeşitli ses kaynaklarının temel frekanslarını tanıyabilirsiniz. Ancak bu tüm şarkılarda aynı EQ ayarlarının geçerli olacağı anlamına gelmez. Çünkü müzik ve üretim çok bireysel bir şeydir ve her şarkı da kendi içinde biriciktir.
Benzer bir mantıkta bakıldığında bu biricik parçalara genel EQ plugin ön ayarlarını kullanınca tam olarak istediğiniz sese ulaşamayabilirsiniz. Tüm bunları parça özelinde değerlendirip bildiğiniz genel EQ bilgilerini de uyarlayarak uygulamak miksi de daha ileri bir sonuca ulaştırabilir.
Doğru Ekolayzer (EQ) Kullanımıyla Miks Yapma
Bu makalede bazı pratik çözümlerle miks yaparken EQ uygulamalarında nelere dikkat edebileceğiniz 14 maddede açıkladık. Mix yapmak sadece EQ uygulamasından ibaret değil. Çok daha kapsamlı ve karmaşık bir süreç. Miks tekniklerinden sadece bir tanesini ekolayzır olarak görebiliriz.
Eğer mix yapmayı öğrenmeyi ve şarkılarınızda profesyonel miks yapmak için önemli bir adım atmayı planlıyorsanız sitemizdeki Miksin Temelleri Kursu’nu satın alabilirsiniz. Online olarak kendi zamanınızda istediğiniz şekilde izleyebileceğiniz derslerden oluşan bu kursa satın aldıktan sonra ömür boyu iletişiminiz olacak ve yeni yükleyeceğimiz derslere de erişebileceksiniz.
Ayrıca mastering kursumuzu ve Logic Pro ile müzik prodüksiyonu kursumuzu da inceleyebilirsiniz.